Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Türkiye-Suriye arasında savaş çıkmasını isteyenler var. Mesela bakın bizim özgür basınımıza : “PKK’lılar Suriye’ye sığındı... Suriye PKK’ya kucak açtı... İran’la Suriye, Türkiye’yle istihbarat konusunda işbirliğini kesti... PKK’yla ilgili istihbarat İsrail’den gelmeye başladı!” Bu haberlerin gerçekliğini bir kenara bırakalım ve bu haberlerin zamanlamasına bakalım. İlginçtir ki bu haberler Ahmet Davutoğlu’nun Suriye ziyaretinden hemen önce basında yer aldı. Amaç mezhepçilik yaparak savaş çıkarmak.
Televizyon programında Şiilere hakaret eden ve iftiralar atan bir kendini bilmez de bu mezhepçiliği iyice alevlendirmek istedi.Dini bir program yapan şahsiyet birden İran ve Seyid Hasan Nasrallah’a programda hakaret etmeye başladı.Gelen tepkilerden sonra her çıktığı platformlarda özür dilemek zorunda kalmıştır.Bu yaşanan hadisenin de Ramazan ayının son günlerinde yaşanması dikkat çeken bir noktadır.
Önceleri İran-Irak üzerine oyunlar kuran güçler şimdi de Türkiye-Suriye üzerine oyun kuruyorlar. Türkiye-Suriye savaşı çıkarmak istiyorlar. Ancak Başbakan’ın Bahreyn’deki diktatörlüğe karşı halk ayaklanmasının acımasızca bastırılması sırasında “yeni Kerbelalar istemiyoruz!” sözü ayrımcılık yapılmadığını gösterse de sonraki tavırlarla aynı çizgi maalesef korunamadı.
Eskiden olsaydı Suriye’de yaşanan bu olaylara hükümetler sessiz kalırdı ki geçmişte bu olayları yaşadık. Ancak şu anda ki hükümet hem içerde hem de dışarı siyasetinde büyük bir duyarlılık örneği sergileyerek barışçıl bir politika izlediğini tüm dünyaya gösteriyor. Her ne kadar bazı konularda Başbakanı eleştirsem de bazı olaylardaki tutumu ve siyaseti gerçekten mükemmel denilecek boyutta.
Şii-sünni çatışması çıkarılmak istenen ülkelerin başında gelen Irak’ta Ramazan ayının son teravih namazı için Bağdat’ın en büyük Sünni camisine toplanan cemaatin içine giren intihar bombacısı 29 kişinin ölümüne, 37 kişinin de yaralanmasına yol açtı. Saldırının şekli ve zamanlaması, 2006 yılında Şii Camii El Askeri’ye yapılan saldırıyı hatırlattı. Bu saldırı ardından çıkarılan fitne ortamında şiddetli çatışmalar çıkmış ve olaylarda binden fazla Iraklı yaşamını yitirmişti. Burada yaşanan saldırıların arka yüzünü iyi görmek ve okumak gerekiyor. Mezhep çatışması çıkarmak isteyenler camilere saldırı düzenleyerek Şiilerle sünnileri karşı karşıya getirmek istiyorlar. İslam düşmanlarının emrindeki bu yobaz-bağnaz çevreler maalesef bir nebze olsa da bu amaçlarına ulaştılar. Saddam’ın yaptığı mezhepçiliği şimdi de bazı gruplar yapıyor ve binlerce Iraklının ölümüne neden oluyorlar. İran’ı güçsüz bırakmak isteyen bazı dış güçler bu mezhepçilik kavgalarıyla amaçlarına ulaşmak istiyorlar.
Irak’ta milyonlarca kişinin yattığı bir mezarlık bulunuyor. İlk duyduğumda çok şaşırmıştım. Ancak demokrasi getirmeyi hedefleyen dış güçlerin Irak’a girerek daha çok insanın ölümüne sebep olduğu apaçık ortadadır.
Sonuç olarak Şii ve Sünnilerin kışkırtılmasıyla Ortadoğu’nun yeni çatışmalara ve savaşlara ev sahipliği yapacağı gözükmektedir. İnşallah din kardeşliğine zarar vermek isteyenler eli boş olarak dönecektir. Allah tüm müslümanların yar ve yardımcısı olsun. (amin)
Ramazan AĞBABA